Etiket arşivi: ta

Yeni Şafak, Facebook ta açgözlülüğün kurbanı oldu

İŞTE O YAZI

Türkiye’nin ilk haber sitesi olma özelliği taşıyan İnternethaber, her konuda öncü olmalı, olmalıydı. Ama olamadık, özellikle sosyal medya konusunda çok çok geride kaldığımızı itiraf etmek zorundayım.

2006 yılında 300 binden fazla Facebook hayranımız vardı. Bir sabah kalktık, sayfamız hacklenmiş. Facebook’a yazmayı, çalınan hesabımızı geri almayı akıl edemedik.

Yeni bir sayfa açtık, yolumuza devam ettik.

Twitter’da da aynı sorunları yaşadık defalarca..

Facebook’a o zamanlar önem vermediğimi söylesem aslında her şeyi özetlemiş olurum.

Süleyman Özışık’ın Facebook’ta zaman geçirmesine çok kızıyordum. O bana, Facebook’un faydalarını anlattıkça çılgına dönüyordum. Öz kardeşim yıllarca beni ikna edemedi ama, elin gavuru iki dakikada aklımı başımdan aldı.

BBC’nin daveti üzerine Londra’ya gittim. BBC’yi gezerken, iki editörün sürekli Facebook’la uğraştığını ikisinin de twitter’ın başından hiç ayrılmadığını gördüm.

Sordum:

– Bunlar sürekli Facebook’ta ne yapıyor?

“Haber paylaşıyorlar ve siteye ziyaretçi kazandırıyorlar” dediklerinde, aylarca Süleyman’a haksızlık yaptığımı anlamış oldum. Merak etmeyin gelir gelmez helallik aldım, özür diledim. Bununla da kalmayıp bütün çalışanların Facebook hesabı açmalarını istedim.

Hal böyleyken, bir süre sonra Türkiye’de Facebook gazeteciliğinin hüküm sürdüğünü gördüm. 14-16 yaşlarında çocuklar kapıyı çalıp, Facebook trafiği satmak istedi.

“Hayırrrrr” diye karşı çıksamda, rakiplerimizin bu işe çoktan başladıklarını öğrendim. “Kim?” sorusu abes, çünkü tek bir site değil, tek bir kişi değil, hepsi, hepimiz… Ondan sonra sayfa satın almaları başladı, sayfa birleştirmeleri ile birlikte, bir de baktık ki rakiplerimizin Facebook hayran sayısı alıp başını gitmiş..

10 milyon, 5 milyon… 12 milyon…

Biz?

Onlar gitmiş, aya biz kaldık yaya 🙂

Google’de olduğu gibi, Facebook gazeteciliği hüküm sürmüş haber sitelerinde.. Hâlâ öyle… Yeni Şafak’taki 10 milyonluk like sayfasının uçması, işte bu yüzden çok önemli. Yeni Şafak’ın kızılca kıyameti koparmasının nedeni işte bu..

Sosyal medyada Yeni Şafak’a bu konuda eleştiriler yapılıyor, yok efendim bu kadar takipçi nasıl olurmuş falan diye.. Haksızlık yapılıyor, zira Yeni Şafak bu işte tek değil ki, herkes yaptı yapıyor. Bugün Yeni Şafak’ı yerden yere vuran eski Zaman mensuplarının tamamı bu işin bir parçasıydı. Bugün’ün Zaman’ın takipçileri de birleştirilen sayfalar yüzünden arttı. Yoksa Facebook ziyaretçisi kendiliğinden gelip bu siteleri sevmedi, beğenmedi.

Ayrca, Yeni Şafak yetkilileri ne hata yaparsa yapsınlar haklıyken, haksız duruma düşmüyorlar. Facebook böyle bir imkân tanımasa, kimse parasını onca sayfaya yatırmaz ve birleştirme yapmaz. Facebook birleştirme imkanı tanıdığı için, Yeni Şafak yönetimi de bu yönde yatırım yapmış ve ciddi de harcama yapmışlar.

Yeni Şafak gereksiz yere ortalığı velveleye veriyor, öyle ya da böyle eski hayran sayfalarına kavuşacaklardır. Facebook korktuğu için geri adım atmayacak,

Facebook geri adım attığı zaman, işin içinde ne bir sansür, ne de PARALEL bir el olmadığını hep birlikte görmüş olacağız. Ben bu işin Yeni Şafak’ın sosyal medya işlerini yürüten arkadaşın hatasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Bütün sayfaları birleştirmek, büyük, en büyük hatta daha da büyük olma arzusu…

O arkadaşın aç gözlülüğü ne yazık ki Yeni Şafak’a çok pahalıya mal oldu.

Geçmiş olsun!

HADİ ÖZIŞIK / İNTERNETHABER.COM

Uşak ta tarihi eser operasyonu

Uşak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, şehir merkezinde 64 LY 489 plakalı otomobilde arama yaptı. Otomobilin bagaj bölümünde, bir poşet içinde aralarında heykel, mühür, anahtar, madeni para gibi değişik dönemlere ait toplam 63 parça tarihi eser ele geçiren ekipler, sürücü M.S. (43) ile otomobildeki R.K. (35), M.Ö. (35), N.A. (35) ve E.D‘yi (27) gözaltına aldı. Tarihi eserler, Uşak Arkeoloji Müdürlüğü‘ne teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İlişki Durumu Karışık ta Nurseli İdiz krizi

Başrollerini Seren Şirince, Berk Oktay, Eda Ece ve Pamir Pekin’in paylaştığı dizide, “Can Tekin”in annesi rolüyle ekrana gelen Nurseli İdiz, 23. bölümün çekimlerine gelmedi.Dizi setlerinde olay çıkarmasıyla sık sık gündeme gelen İdiz, sete neden gelmediğine dair soruları yanıtsız bırakırken, ekip arkadaşlarına da zor anlar yaşattı.Çekimlerine bir süreliğine ara verilen “İlişki Durumu Karışık” dizisinin bu hafta yayınlanıp yayınlanmayacağı ve Nurseli İdiz’in dizinin ilerleyen bölümlerinde yer alıp almayacağı henüz bilinmiyor.

Abant ta hamsi festivali

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde eğitim gören Trabzonspor taraftarı yaklaşık bin öğrenci, festival için Abant’ta bir araya geldi. Piknik alanında kar üzerinde yakılan mangallarda pişirilen 600 kilogram hamsi, öğrencilere ikram edildi.

Pişirilen hamsi yemek isteyen öğrenciler uzun kuyruklar oluştururken bazı öğrenciler de horon oynadı.

Organizatör Selçuk Bahadır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivali Trabzonspor aşkıyla düzenlediklerini belirterek “Her yıl hamsi festivali düzenlemek için Abant Tabiat Parkı’na geliyoruz. Bu yıl da 6’ncısını gerçekleştirdik. Bu yıl, gelen öğrenciler için 600 kilogram hamsi getirildi ve öğrencilere ikram edildi. Festivale katılan öğrenciler, doyasıya eğlenme fırsatı yakaladı” diye konuştu.

Kütahya Üniversitesinden gelen Erman Demircan da Trabzonspor sevdalılarının katıldığı festival sayesinde diğer üniversitelerde eğitim görenlerle kaynaşma fırsatı bulduklarını söyledi. (AA)

Tarsus ta gazeteciden fotoğraf sergisi!

Tarsus Fotoğraf Derneği’nde açılışı gerçekleştirilen ve küratörlüğünü Monika Kuki’nin yaptığı “Parmak Ucunda Yaşamlar” adlı sergide, 30 fotoğraf sanat severlerle buluştu.Gazeteci Ercan, açılışın ardından gerçekleştirdiği söyleşide, sahne fotoğrafçılığının püf noktaları hakkında bilgiler verdi.Mersin’in Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Türk Müziği Korosu’nun yanı sıra birçok kurumun sanatsal etkinliğine ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Ercan, “Bölgemiz İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’dan geri kalır bir yanı yok. Fotoğrafçı olarak ilgi alanımızı çeşitlendirip farklı kareler çekmeye başladığımızda bunu fark ediyoruz. Belgesel fotoğrafları çekmeme rağmen sahne beni büyülüyor. Bu nedenle de imkanlarım doğrultusunda yaşadığım kentin hiçbir sanatsal ve kültürel faaliyetinden uzak kalmamaya çalışıyorum” diye konuştu.Konuşmanın ardından Tarsus Fotoğraf Derneği Başkanı Reşit Tok, günün anısına Mustafa Ercan’a teşekkür belgesi verdi.

Beşiktaş ta Kayserispor mesaisi

BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde, Teknik Direktör Şenol Güneş yönetiminde yapılan antrenman kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Antrenman takım halinde yapılan yapılan ısınma çalışmaları ve istasyon koşuları ile başladı. Pas çalışması, 5-2 çalışması ve kuvvet çalışmalarının yer aldığı kondisyon koşuları yapıldı. Antrenman yarım sahada çift kale maç ile sona erdi.

Antrenmana tedavisine devam edilen Ersan Adem Gülüm ile dünkü Akhisar Belediyespor maçında forma giyen oyuncular katılmadı ve salonda rejenarasyon antrenmanı yaptı.Siyah-beyazlı takım yarını izinli geçirecek. Beşiktaş hazırlıklarına çarşamba günü saat saat 11.30’da yapacağı antrenmanla devam edecek.

Frankfurt ta Türk dilini ve kültürünü yaşatacağız

Arif HÜR/ HABERTÜRK MAGAZİN

2003 yılında Kamil Kellecioğlu tarafından Almanya’nın Frankfurt şehrinde Türk-Alman kültürü arasında köprü olmak için kurulan Frankfurt Tiyatrosu’nun çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Türk yazarlarının oyunlarını Türkçe olarak ve Almanca üst yazıyla destekleyerek sunmak suretiyle Türk tiyatrosunun ve ülkemizin Almanya’da tanıtımı’nda yapan Frankfurt Tiyatrosu bugüne kadar “Frankfurter Sparkasse Frankfurt, Direklerarası Seyirci Onur Ödülü ve Uyum Ödülüne layık görüldü. Kellecioğlu ise 2013 yılında Frankfurt’ta yılın vatandaşı seçildi.

2003 yılında kurduğunuz Frankfurt Tiyatrosu’nu bize anlatır mısınız?

Türk Alman Kulübü bünyesinde dernekleştik. Tiyatro Frankfurt, Türk yazarların oyunlarını Almanca’ya çevirip üst yazıyla sergileyerek Almanlar’ın da Türkçe tiyatro izleyip yazarımızı, tiyatrocumuzu tanıması için hem de Almanya’da yaşayan Türklerin bu dilde yazılan eserleri takip etme olanağını bulması için kuruldu. Dilimizin böylece oraya göç eden işçilerimizin, ilk göçten bu yana dilimizin yaşaması için ve güzelliği için… Gelinen noktada Almanlar muazzam zevk alıyor. Son festivalde izleyicilerin % 30’u yabancılardan oluşuyordu.

Hangi oyunları oynuyorsunuz?

Bugüne kadar, aralarında Turgut Özakman’ın, Kandemir Konduk’un, Ferhan Şensoy’un oyunlarını oynadık. Çocuk oyunları da oynuyoruz. Çocuk tiyatrolarıyla da gelecek nesillerimize hem Türkçe tiyatroyu çocuklarımıza sevdiriyoruz hem de kendi kültürleriyle bağlarının kopmaması için çaba sarfediyoruz. n

Frankfurt’ta umduğunuz ilgiyi buldunuz mu?

Umduğumuzu bulduk. Hedefimiz Türk dilini, Türk kültürünü tiyatro aracılığıyla yaşatmak hem yaşamak hem de Türk sanatçısının ve de bu işe yıllarını vermiş emektarlarımızın oradaki gönüllüğüne bir saygı duruşunda bulunmak ve bu sanatçılarımızı orada tanıtmak. Ayla Algan, Haldun Dormen, Tamer Levent bizi destekleyen, yönlendiren, festivalin nasıl olması gerektiğini gösteren hocalarımız.

“5 OYUN GETİRECEĞİZ”

2016 yılında düzenlenecek festivalde hangi oyunlar izleyicilerle buluşacak?

Devlet tiyatrolarından 3, özel tiyatrolardan da 2 olmak üzere toplam 5 oyun getirmeyi planlıyoruz. Bunlar; “Neşe Dert Aş, Çiçeğim Solmasın, İkinci Bölüm, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ve İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz…” Bunun dışında aralarında Ayla Algan, Haldun Dormen, Zerrin Tekindor, Serpil Tamur, Aliye Uzunatağan’ın da bulunduğu yüzlerce tiyatrocu da gelecek. Gelen tiyatrocularımız halkla sohbet edecek, gençlere atölye çalışmaları vereceğiz.

Bu organizasyonun masraflarını kim karşılıyor?

Frankfurt Başkonsolosluğu himayesinde yapıyoruz. Kâr amacı gütmeyen bir kurumuz. “Harcadıklarımızı, karşılayalım yeter” diyoruz. Fedakâr arkadaşlarımla adeta kampa girip festivale en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Engellilere de roller veriyoruz. Tek derdimiz festivalin daha etkin olmasını sağlamak.

“HALİT-BERGÜZAR ÇİFTİ DE GELECEK”

Son olarak benim atladığım sizin söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Festival için Türkiye’den üç tır dolusu dekor ve kostüm getirmeyi hedefliyoruz. Bunun dışında, tiyatro her kesimden insanı bir araya getiren yegane kurumlardan biri, bizi bir arada tutan elimizde bir tek tiyatro kaldı. Her kesimden insanların bir araya geldiği bu salonlara sahip çıkmalıyız. Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız neden bundan mahrum kalsın ki? Türk tiyatrocuların desteği de sonsuz. Önümüzdeki yıl Alper Kul-Aylin Kontente çiftinin yanı sıra Halit Ergenç ve Bergüzar Korel çifti de festivale geleceklerini söyledi. Bizim daha fazla Ayla Algan’lara ihtiyacımız var.

“DİL YOZLAŞMADI, GENÇLER DİLİ MAKİNE GİBİ KONUŞUYOR”

Kamere önü, diksiyon, beden dili dersi ve dublaj diksiyonu dersleri veren Ayla Algan , oyunculukta 50 yılı geride bıraktı. Öğrendiklerini başkalarına aktarmak için var gücüyle çabalayan Algan, Kurtlar Vadisi’nde oynamakla kalmayıp Frankfurt Tiyatrosu’na da danışmanlık yapıyor. Usta oyuncu, “Dil yozlaşmadı ama bütün dünyada gençler dili makine gibi konuşuyorlar” diyor. 

Yaşıtlarınız evde örgü örerken siz halen gençlere dersler veriyorsunuz, danışmanlık yapıyorsunuz, dizide, tiyatrolarda ve sinemada oynuyorsunuz. Enerjiyi nereden buluyorsunuz?

Beni gençler yaşatıyor, onlar beni ölümsüz kılıyor. Eskiler der ya “Boş kubbede hoş bir sada kalır…” Öğrendiklerimi şimdi çocuklara anlatıyorum. Şarkıcılığı da severek yaptım, oyunculuğu da, eğitmenliği de severek yapıyorum. Oyuncu dediğin çok yönlü olmalı. Sadece dizi oyuncusu olma, bildiklerini başkalarına aktar. Git tez ver. Tek para kaynağı olarak diziler görülmemeli. Bakın ben son nefesime kadar çalışacağım. 

Toplumda Türk dilinin yozlaştığı eleştirisini getirenlerin sayısı bir hayli fazla. Sizce bir yozlaşma söz konusu mu?

Dil yozlaşmadı ama bütün dünyada gençler dili makine gibi konuşuyorlar. Neden? Çünkü bebek annesinden ninni veya masal artık dinlemiyor. Çocuğu ya televizyonun önüne koyuyorlar ya da şarkı söyleyen oyuncak getiriyorlar. Çocuklara da bir şey diyemiyorsun ama vurgu, iletişim haliyle yok oluyor. 

Bergüzar Korel, Hazar Ergüçlü, Tolgahan Sayışman elinizden geçen öğrencilerinizden ilk aklıma gelenler. Bunlar ve diğerlerinin performansı, dil kullanımları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öğrencilerim öğretilen Türkçe ile konuşabiliyorlar. Ama umumi olarak baktığımızda makine gibi konuştuklarını söyleyebilirim. Son dönemde adını duyuran Berk Atan da benden ders alıyor. Genel olarak genç oyuncularda şu dönem bir eksik görmüyorum.

Şehir Tiyatroları 100 yılı geride bıraktı. Tiyatromuzun geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

Çok iyi. Şimdi Şehir Tiyatrosu’nda Muhsin Ertuğrul’u seven, onun geleneğinden gelen içerisinde 35 yıldır Şehir Tiyatroları’nda yer alıp halihazırda İBBŞT’nin Basın Danışmanı Muhsin Kayar’ın yer aldığı ihanet nedir bilmeyen bir grup var. Burada ihanetten kasıt zamanın getirdiği sorunlar, arkadaşlık probleminden kaynaklı ihanet ve tiyatrolara kadro vermemekle başlayan bir durum olabilir.

Muhsin Ertuğrul için neler söylersiniz?

Rahmetli Muhsin Ertuğral’un, “ABD’nin, Fransa’nın, Yunan’ın tiyatrosu var bizim neden yok?” demesi aklımdan çıkmıyor. Bizim çocukluğumuzda Atatürk’e kadar tiyatro yoktu.

Bu sektör size ne öğretti?

Atalarımı unutmamam gerektiğini, onların yaptığı işlere ömrü vefa etmediyse onları tamamlama yolunda çalışmam gerektiğini öğretti. Tıpkı Muhsin Ertuğrul’un yaptığı gibi.