Etiket arşivi: dan

Rusya dan itiraf gibi açıklama: Suriye nedeniyle yaptırım uygulanabilir

İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Lavrov, Moskova yönetiminin, Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanabilineceği konusunda “okyanus ötesinden” sinyaller aldığını söyledi. Lavrov, “Rusya’yı birçok problemin sorumlusu gibi göstermeye çalıştıklarını görüyoruz. Okyanus ötesinden, Moskova’nın Esed’e yeterli düzeyde baskı yapmaması nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanabileceği yönünde sinyaller alıyoruz. Avrupa Birliği’nde “Savçenko listesi” hazırlanması yönünde teklifler var” diye konuştu. Rusya NATO işbirliğinde buzları eritmek istiyor Rus bakan, Avrupa’da meydana gelen son patlamalar ışığında, terörle mücadeleyi amaçlayan mekanizmalardan, Rusya-AB ve Rusya-NATO ilişkilerinin “dondurulmuş kalmasının” kabul edilmez olduğunu dile getirdi. Lavrov şöyle konuştu: “Eğer bizim NATO’lu meslektaşlarımız olumsuz düşüncelerini değiştirerek, gerekli kararları alırsa, biz işbirliğimizin bu ve diğer alanlarını canlandırmaya hazırız.” Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımların otomatik olarak sonsuza dek uzatılabileceğini düşünemediğini vurgulayan Paolo Gentiloni, yaptırımların uygulandığı sürece, Rusya ve İtalya’nın, başta enerji sektörü olmak üzere ekonominin diğer alanlarında işbirliklerini güçlendirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Centiloni, İtalya’nın, bu kapsamda Karadeniz’den geçecek doğalgaz boru hattı projesine büyük umut bağladığını belirtti.

Erdoğan dan Ankara saldırısı açıklaması!

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;

Hayatımı kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

KIZILAY SIRADAN BİR YER DEĞİL

“Daha önceki saldırılar halka açık mekanlarda gerçekleşmekle birlikte hepsinin de özel hedeflerinin olduğunu görüyoruz. Suruç’ta, Ankara Garı’nda, İstanbul Sultanahmet’te yine Ankara Merasim Sokaktaki saldırıların hepsini de belirli hedeflere yönelik değerlendirebiliriz. Ancak son saldırı Ankara’da yaşayan veya Ankara’ya yolu düşen herkesin bulunma ihtimali olan bir yerde, pazar gibi insan çeşitliliğinin zirvede olduğu bir günde kalabalığın en fazla olduğu akşam saatlerinde gerçekleştiriliyor. Kızılay’daki eylem şu veya bu kesime değil, doğrudan toplumun tamamına yönelik bir saldırı olması dolayısıyla yani toplumun özetine yönelik bir saldırı olması dolayısıyla terör örgütünün gerçek yüzünü gösteren bir hadisedir”

Elinde silahı olan teröristle, unvanını ve kalemini teröre destek olma noktasında kullananların arasında fark yoktur. Unvanının Milletvekili olması, gazeteci olması STK yöneticisi olması, o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Tetiği çeken terörist olabilir ama teröristin amacına ulaşmasını sağlayan bunlardır.

TERÖR VE TERÖRİSTİN TANIMI YENİDEN YAPILMALI

Terör tanımını, terörist tanımını en kısa sürede yeniden yapılarak Ceza Kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum. Terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip, diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir. Bu mesele düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü veya örgütlenme özgürlüğü meselesi değildir.”

BU İŞİN ORTASI YOK

Ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur.

ASIL BEDELİ ONLAR ÖDEYECEK

Böylesine acı bir hadiseyi siyasi rant devşirme vesilesine dönüştürmeye çalışanları da milletimiz asla unutmayacak ve affetmeyecektir. İçeride ve dışarıda bugün bize bedel ödettiklerini sananlar gerçek bedeli kendileri ödeyeceklerdir. Bunun da böyle bilinmesini isterim. Biz, milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin bekası için bin yıldır bedel ödüyoruz, ödemeye devam etmekten de çekinmeyiz. Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı bir konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır.”

‘Programı iptal mi etsek?’ dediler. ‘Teröristleri mi sevindireceğiz?’ dedim. Yolumuza aynen devam edeceğiz.

“TAHMİN EDEMEDİK”

Bu hastaneler teröre kurban edilmez diye düşünüyordum ama demek ki bunlarda böyle bir şey söz konusu değil. Biz hastane yaparken, terör örgütleri sağlık tesislerine saldırıyordu. Cizre’de 250 yataklı hastane yaptık ama kıymet bilinmeyeceğini tahmin edemedik.

Hain saldırı sonrası Erdoğan dan kritik hamle

Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan’ın Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne atanmasına ilişkin kararnamenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığı öğrenildi.

Ankara, 17 Şubat’ta Merasim sokaktaki terör saldırısının ardından Pazar günü de, Kızılay’daki bombalı terör saldırısı ile sarsıldı.

Elde edilen bilgilere göre, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaşanan gelişmeler dikkat çekti.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan’ın atandığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da atama kararnamesini onayladığı belirtildi. Atama, Resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

Van Emniyet Müdürlüğü’ne ise İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Suat Ekici’nin getirildiği öğrenildi.

Ünal Aysal dan Adnan Polat a ağır sözler!

Ünal Aysal, Adnan Polat’ın verdiği bir röportajda, kendi görev süresi  içinde hesapsız harcamalar yapıldığı ve kulüp borcunun artırıldığı şeklindeki  sözleriyle ilgili olarak, AA’ya yazılı açıklamada bulundu.  Polat’ın kendi dönemine yönelik suçlamalarını kabul etmeyen Aysal,  “Galatasaray Kulübü’nün 33. ve ibra olmamış tek başkanının röportajı, şahsımla  ilgili gerçek dışı ifadeler içermektedir. Sporseverleri kasıtlı olarak yanlış  yönlendirmeye dönük, kendi döneminde yaşadığı, camiamıza da yaşattığı mali,  sportif ve idari başarısızlıkların bir tezahürü olan bu hezeyanlı suçlama ile  hakaret içeren sözler için her türlü yasal haklarımı kullanmayı saklı tuttuğumu  kamuoyuna duyurmayı bir görev biliyorum” ifadelerini kullandı  “Röportajı veren şahsın 3 yıllık döneminde Galatasaray Kulübü’nün  borç-alacak farkı, söylediği gibi 100 milyon dolar değil tam 220 milyon dolar  artmış olup, bu rakam Özhan Canaydın’dan devraldığı borcun üçe katlanması  anlamına gelmektedir. Yani bana devredilen borç-alacak farkı 328 milyon dolardır”  açıklamasında bulunan Aysal, şu görüşleri paylaştı:  “Benim 3,5 yıllık başkanlık dönemimde bu fark sadece yüzde 9  nispetinde artmış. Buna karşılık bilanço değeri sıfıra yakın olan futbolcu  portföyümüz 160 milyon dolara çıkmıştır. Stadın onarım ve eksikleri tamamlanmış,  Kalamış Tesisleri yeniden inşa edilmiş, Taç Spor Tesisleri de kulübe  kazandırılmıştır. Bütün bunlar yapılırken Galatasaray’ın hiçbir gayrimenkul veya  benzeri varlığı satılmamıştır. Bahsedilen 1 milyar dolarlık harcama tam bir hayal  ürünüdür. Bütün harcamalar genel kurulun onayladığı bütçeler dahilinde  yapılmıştır. Bu sebeple de 4 ayrı genel kuruldan da mali ve idari olarak bütün  karalama kampanyalarına rağmen büyük bir çoğunlukla ibra edilerek onur ile  çıkılmıştır. Keşke Galatasaray gibi büyük bir kulübe başkan olma şansını  yakalamış ama bunun altında ezilmiş olan bu şahsa da aynı onur nasip olsa idi.  Belki o zaman bu hezeyan ve iftiralardan bizler de nasibimizi almış olmazdık.”  Galatasaray’da her yeni yönetimin görevi, bilerek, isteyerek ve diğer  adaylarla yarışarak aldığını hatırlatan Aysal, “Kimseye başkan adayı olması için  rica edilmez ve şimdiki başkan da iş başına bu şekilde gelmiştir. Ben 2011 de ne  kadar borç devraldıysam, şimdiki yönetim de benden 2014 yılı sonu itibariyle  aşağı yukarı bu kadar borcu devralmıştır. Ancak benden daha şanslı olarak aynı  anda güçlü bir oyuncu portföyünü, pırıl pırıl bir marka değerini ve her branşta  sayısız şampiyonluk ile kupayı kucaklarında hazır bulmuşlardır”  değerlendirmesinde bulundu.  “Ne kadar harcadıysak, kendimiz ürettik”  Ünal Aysal, görevde bulunduğu 3,5 yıldaki harcamalara ilişkin, “Biz  2011-2015 döneminde Galatasaray’ın başarısı için ne kadar para harcadıysak, bunun  tamamını gece gündüz çalışıp kendimiz ürettik. Ne kulübün ne de başkasının bir  varlığını harcamadık. Sorunlarımıza bahane aramadık” şeklinde görüş belirtti.  “Bana kimse, bir önceki başkana yapıldığı gibi, genel kurulda veya  divan kurulunda, ‘lütfen istifa et, kulübün yakasından düş’ diye yalvarmadı.  Tersine herkes, ‘kal, gitme’ diye ricacı oldu” ifadelerini kullanan Aysal,  açıklamasını şöyle tamamladı:  “Ben dahil, gelmiş geçmiş bütün başkanlar, gerektiğinde hiç reklamını  yapmadan kulüplerine mali destek sağlamış, kefil olmuştur. Ancak hiçbir başkan  bunu dillendirip, kulübünün önüne geçmeye çalışmamıştır. Bu görevin olmazsa  olmazı, başarıya giden şartları bahane üretmeden oluşturabilmektir. Bunun aksi,  aczi itiraftır. Galatasaray’ın en başarılı, şerefli devrini, kıskançlık ve  yetersizlik hisleri ile kirletmeye teşebbüs etmek, özellikle bu teşebbüs  Galatasaray’a en karanlık dönemini yaşatmış kişiler tarafından yapılıyorsa,  güneşi balçıkla sıvamaya çalışmak kadar beyhude bir gayrettir.”  

Lazio dan Galatasaray açıklaması!

İtalya Serie A’da Lazio deplasmanda Inter’i 2-1 mağlup etti ve 7 maçlık galibiyet hasretine son verdi. Lazio Teknik Direktörü Stefano Pioli, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında UEFA Avrupa Ligi Son 32 Turu’ndaki Galatasaray eşleşmesini değerlendirdi.”GALATASARAY GÜÇLÜ BİR TAKIM”İtalyan basını tarafından kura çekiminin üzerinden günler geçmesine rağmen eşleşme hakkında görüşünün sorulmadığının altını çizen Pioli, “Daha iyi bir kura olabilirdi ama daha kötüsü de olabilirdi. Galatasaray güçlü ve Avrupa kupalarında oynamaya alışkın bir takım” yorumunda bulundu.UEFA Avrupa Ligi’nde başarının hedefleri arasında olduğunu belirten Pioli, “Her şey şubat ayına iki takımın ne şartlarda geleceğine bağlı olacak. En iyi şartlarda olmayı umuyoruz” diye konuştu.CIERI: “LAZIO PARLAK BİR SEZON GEÇİRMİYOR”İtalya’nın önde gelen spor gazetesi La Gazzetta dello Sport’un Lazio muhabiri Stefano Cieri de Lazio-Galatasaray eşleşmesini İHA mikrofonlarına değerlendirdi. Lazio açısından zor bir kura olduğunu ifade eden Cieri, “Galatasaray son yıllarda hep Şampiyonlar Ligi’nde oynamış çok tecrübeli bir takım. Lazio ise UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalinde Fenerbahçe’ye elendiği yıldan sonra Avrupa kupalarında çok ilerleyemedi. Bunun yanı sıra Lazio, Inter’e karşı kazanmış olsa da bu sene geçen yılki gibi parlak bir sezon geçirmiyor” değerlendirmesini yaptı.Lazio takımının geçen seneki kadrosunu koruduğunun altını çizen İtalyan gazeteci, “Geçen seneki takım Fenerbahçe’ye elenen takımdan kesinlikle daha iyiydi. Bu sene hemen hemen aynı kadro olsa da geçen seneki seviyesinden çok uzak. Tabii takım şubat ayına kadar tekrar o seviyeyi yakalama potansiyeline de sahip” ifadelerini kullandı.Lazio’nun en zayıf yanının defansı olduğunu belirten Cieri, “Sezonu kapatan Stefan de Vrij bence bu sene takımın en büyük eksiği. Geçen seneki kadrodan tek farkı bu diyebilirim. De Vrij’in eksikliğini kapatmak için ocak ayında bir defans oyuncusu transferi olması bekleniyor. Yeri dolarsa geçen seneki seviyelere dönmek mümkün olabilir. Lazio şu an Serie A’nın en kötü savunmalarından birine sahip” şeklinde konuştu.Mavi-beyazlı takımın en güçlü yanının ise ofans oyuncuları olduğunu ifade eden Stefano Cieri, “Candreva, Felipe Anderson başta olmak üzere çok sayıda kaliteli hücum oyuncularına sahipler. Bu oyuncular takım iyi gitmediği durumlarda oyunun kaderini değiştirebiliyorlar” dedi. İHA

999 yıl yaşam a Emel Sayın dan tepki: Allah akıl fikir versin!

Modern zamanların yeni trendi ‘sanal ölümsüzlük’… Aslında bu konu, birkaç yıldır süregelen “Ben ölünce Facebook, Twitter hesabım ne olacak?” tartışmasının bir adım sonrası… Ölünce bile dijital hayatlarının sonlanmayıp devam etmesini isteyenlerin sayısının artması, ‘sanal ölümsüzlük’ hizmeti sunan şirketlerin ortaya çıkmasına neden oluyor.Habertürk’ten Ebru Ayaz ve Melis İnce’nin haberine göre, ‘Sanal ölümsüzlük’ şirketleri, kişi ölünce de onun sosyal medya hesaplarından yine o kişinin karakterine uygun paylaşımlar yapmayı sürdürüyor, kullanıcıların hayattayken oluşturdukları bazı ses ve video kayıtlarını ileride istenilen kişiye göndermek üzere muhafaza ediyor. Sanal yaşam, 999 yıla kadar uzatılabiliyor. Bu alanda çalışan şirketlerden biri, kısa sürede 30 bin kişinin sanal ölümsüzlük için başvurduğunu açıkladı. Ancak uygulama, ahlaki tartışmaları beraberinde getirdi. Kiminin “ahlaksızca” bulduğu uygulama, kimine göre ise “tecrübelerin gelecek nesillere aktarılması için bulunmaz fırsat”.Ünlü isimler ‘sanal ölümsüzlük’ istiyor mu?”ÖLEN İNSAN KENDİNİ SAVUNAMAZ”Oyuncu Nebahat Çehre: Aklım almıyor böyle bir şeyi… Bence bu tarz şeylerin gizemli kalması gerek. Özellikle sanatçıların zaten toplumda bir yeri var. O kadarı yeterli, bu uygulama gerekli değil. Seveniniz var, sevmeyeniniz var. Uygulama, öldükten sonra bile yanlış anlaşılmalara açık ve ölen insan kendini savunamaz.”BUNUNLA İLGİLİ GÜZEL HİKÂYE YAZARIM”Yazar Ahmet Ümit: Ben asla istemem. Birilerinin benim adıma yanlış bir şeyler yazıyor olması, kötü bir şey. Hakiki kimliğim, fikirlerim bozulur. Ama böyle bir şey üzerine, iyi birini kötü gösterip, çok güzel hikâye yazabilirim.”ÖLDÜKTEN SONRA VAR OLMAK İSTEMEM”Oyuncu Nilgün Belgün: Öldükten sonra var olmak istemem. Ölümsüzlük diye bir şey yoktur. Her canlı ölecektir. Öldükten sonra rahat bırakılmak isterim. Arkamdan kitap yazılsın ama ben söyleyeceklerimi yaşarken söylerim.”SANATÇILAR ZATEN ÖLÜMSÜZ”Oyuncu Tarık Akan: İyi sanatçı, zaten ölümsüzdür. Bu tip uygulamalara gerek yok, yani iyi sanatçıyı kimsenin hatırlatmasına gerek yok.’DİJİTAL BİR KRALİYETİN KÖLESİ OLMAYA BAŞLIYORUZ’Sosyolog Prof. Dr. Ahmet Özer: İnsan, teknolojinin efendisiydi. Şimdi tehlike sinyalleri çalıyor. Teknoloji insanın efendisi oldu. Bizim kültürümüzde, insan ölünce, neye sahip olursa olsun her şeyi sıfırlanır. Öldükten sonra kişi hakkında haberler yapılması, dinen ve kültür açısından olmaz. Bilimsel olarak da, öldükten sonra insanı kalıba sokmak etik değildir. İnsanın kapitalizm tarafından metaya çevrilmesidir bu… Toplumu çürüme ve bozulmaya götürür. Dijital bir kraliyetin kölesi olmaya başlıyoruz.’KORKUNÇ… ANNEM GÖRSE ÇOK ÜZÜLÜR’Oyuncu Evrim Akın: Kişi bir şairse, edebiyatçıysa, ressamsa, yani sanatçıysa, ölümünden sonra onun ağzından paylaşım yapmak doğru bir şey değil. Bu uygulama korkunç. Benim annem böyle bir şey görse çok üzülür mesela. Hayatın gerçekleri vardır. Bu durum psikolojik olarak insanları etkileyebilir.’KULAĞA FAZLA GERÇEKÜSTÜ GELİYOR’Oyuncu Nilüfer Açıkalın: Ben böyle bir şey kullanmazdım. Bir sanatçı tarih sayfasında kalıcı olmak istiyorsa, bunu eserleriyle sağlamalı. Yazdığı kitaplar, oynadığı oyunlar ve şarkıları kalmalı. Ben ölünce, yaşayan insanların benim adıma sosyal medyada görüşler sunması kulağa fazla gerçeküstü geliyor.’HER DERT BİTTİ, BİR BU MU KALDI?’Şarkıcı Emel Müftüoğlu: İnsanların işi gücü ve her derdi bitti de, bir bu mu kaldı? Allah akıl fikir versin. Ölüm çok acı bir şey. Ben en yakınlarımın ölümlerini yok sayarak, bu acının üstesinden geldim. Annem hâlâ varmış gibi sayarım. Ama onu çok sık hatırlatacak böyle bir uygulama, bana doğru gelmiyor. (Habertürk)

İsrail, Almanya dan denizaltı alacak!

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Alman yapımı Dolphin marka denizaltının önümüzdeki günlerde düzenlenecek büyük bir törenle teslim alınacağını ifade ederek, söz konusu törene üst düzey devlet yetkililerinin katılacağını söyledi.

Adraee, denizaltının özellikleri ve kullanımına ilişkin bilgilerin daha sonra açıklanacağını dile getirdi.

FİYATI 400 MİLYON AVRO

Öte yandan İsrail radyosunda yer alan bir haberde, “Söz konusu denizaltının önümüzdeki günlerde Almanya’nın Kiel limanından, Hayfa’daki İsrail donanma üssüne ulaşacağı” aktarıldı.

Alman yapımı olan ve nükleer başlıklı füze taşıyabilme özelliğine sahip denizaltının değerinin yaklaşık 400 milyon avro olduğu kaydedilen haberde, İsrail’in altıncı denizaltıyı 2019’da almayı planladığı belirtildi.

İsrail, 1998’den bu yana Almanya’dan günümüzde en gelişmiş denizaltılar arasında yer alan ve uzun menzilli füze atabilme özelliğine haiz Dolphin marka dört denizaltı almıştı. İsrail ayrıca önceki yıllarda uzunluğu 68 metre, nükleer başlıklı füze taşıyabilen Tanin tipi denizaltıyı donanmasına katmıştı.

Akdeniz’e kıyı ülkelerden Mısır Deniz Kuvvetleri ise geçen cuma, Alman yapımı 4 denizaltının ilk partisinin Hamburg’ta yapılan bir törenle teslim alındığını açıklamıştı.

AA

 

Erdoğan a Yunanistan dan flaş çağrı

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, Başbakan Aleksis Çipras’ın, sığınmacı konusunu görüşmek üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’i Sakız Adası’na davet etmeye hazırlandığını açıkladı. Katıldığı bir televizyon programında sığınmacı kriziyle ilgili soruları yanıtlayan Kocias, Yunan adalarına sığınmacı akınıyla ilgili Yunanistan’ın Avrupa Birliği’nden (AB) yeterli destek alamadığını ifade ederek hükümetin bu konuda kendi başına inisiyatif üstlenmeye karar verdiğini belirtti. Başbakan Çipras‘ın bu kapsamda sorunu yerinde görüşmek üzere, üçlü bir toplantı için Erdoğan ve Merkel’i Sakız Adası’na davet etmeye karar verdiğini söyleyen Kocias, Sığınmacı sorununu görüşmek için Erdoğan ve Merkel’i Sakız’a davet ederek inisiyatif üstleneceğiz. Davet bizden olacak. Tarih henüz belirlenmedi. Üçlü buluşmanın şubat başlarında olacağını tahmin ediyorum. Amaç, Türkiye ile doğrudan konuşmak. Her iki tarafı da görmek için oradan da İzmir’e geçmeyi planlıyoruz dedi. Kocias, Yunanistan’ın, sığınmacı kriziyle ilgili üçüncü ülkelerin aldığı kararların bedelini ödediğini ve AB ülkelerinin bu konuda verdiği sözleri yerine getirmediğini belirterek Biz, Suriye ve Irak ile ne savaş yaptık, ne de müdahale etmek istiyoruz. Ortaklarımıza bunu izah etmeye çalışıyoruz. Bunun ötesinde Türkiye ile anlaşma olmalı. Hatırlatmak isterim ki ortaklarımız Yunanistan’dan 150 bin mülteci alacaklardı. Sonuçta sadece Lüksemburg 30 kişi aldı. Ekonomik destek yok‘ diye konuştu. (AA)

Erdoğan dan flaş açıklamalar!

İşte konuşmasından satır başları:

Dostumuz ve kardeşimiz Türkemnistan ille ilişkilerimiz mükemmel seviyede. Her zaman Türkiye Türkmen kardeşlerinin yanında olacaktır. 3’lü zirvenin bölge istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz.Bazı devlet adamlarıyla ikili görüşmelerimiz olacak

Bu ziyaretimin hem Türkmenistn’la ilişkimiz Orta Asya’yla ilişkilerimiz açısınndan hayırlı olmasını temenni ediyorum

Soru cevap

(5. kez dede olması) Bebeğin ve annenin durumu gayet iyi. Sağlıklı bir doğum gerçekleşti. Birinci adı Sadık oldu ama ikinci ismi için istişareler devam ediyor.

ÖZEL GÜVENLİK BÖLGESİ

Gaziantep’teki “özel güvenlik bölgesi” uygulamasına ilişkin, “Bölgenin hassasiyetleri çerçevesinde atılmış bir adım, alınmış bir karar. Şu anda 15 gün olarak alınmış bir karardır. 15 günden sonra ne getirir ne götürür bunu gelişmeler gösterecektir” dedi.

Yeni bir doğalgaz anlaşması olabilir mi?

Her zaman bu konuda görüşüyoruz. Bunlar tekrar gündemimizde yer alacak konulardır.

Musul’a asker takviyesi

Biz farklı bir ülkeyiz. Zira başta DAİŞ terör örgütü olmak üzere bölgede yer alan tüm terör örgütleri bizim için tehdit oluşturmaktadır. Oraya farklı ülkelerden gelenlerin bu tehditle alakası yoktur. Ülkemize yapılan bir saldırıdan sonra davet mi bekleyeceğiz. Eğer onlar gerekli tedbirleri alamıyorsa biz alırız. Şu andaki gelişmelerde de gerek DAEŞ’in gerçekleştirmiş olduğu işgal, merkezi yönetim ise hiçbir şey yapamamıştır. Biz 2014 yılında Irak’ın isteği üzerine oraya askerimizi gönderdik. Askeri üs kuruldu.

MİT yetkililerini gönderdik, gerekli görüşmeleri yaptılar. Biz askeri çekmek gibi bir olay söz konusu olamaz. Orada askeri eğitime kararlı şekilde devam edeceğiz.

Irak merkez yönetimiyle arkadaşımız mutabakata dönmüş oldular.

G.Saray dan Astana ya gol yağmuru!

UEFA Gençlik Ligi’nde temsilcimiz Galatasaray, Kazakistan temsilcisi Astana’yı 3-0 mağlup etti.Şu ana kadar oynadığı 5 karşılaşmada yalnızca 1 galibiyet alabilen Galatasaray U19, Astana U19’u Volkan Işıksever (2) ve Kerem Çalışkan’ın golleriyle 3-0 mağlup ederek puanını 6’ya yükseltti.Galatasaray, C Grubu’nda 6 maçta aldığı 2 galibiyet,  4 mağlubiyet ve topladığı 6 puanla 3. sırada bulunuyor. temsilcimiz 6 maçta 8 gol atarken, kalesinde 20 gol gördü.

Gurbetçi Türkler Almanya dan 2 milyona yakın konut aldı

Yurt dışında 1975’ten beri Türklere konut satışı yapan ve bu konuda danışmanlık hizmeti veren Nova Group Holding Üst Yöneticisi (CEO) Müjdat Güler, Türklerin yurt dışında konut edinme verilerine ilişkin yaptıkları araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

Gurbetçilerin, Türkiye’de gayrimenkul konusunda yapılan bazı yanlışların nedeniyle 1985’ten bu yana yurt dışında ev almaya başladığını ifade eden Güler, en fazla konut satışının Almanya’da gerçekleştiğini belirtti.

Almanya’da yaşayan Türklerin yüzde 45’inin oradan ev aldığını aktaran Güler, “Yapılan araştırmalara göre, Türklerin Almanya’dan aldığı konut sayısı 2 milyona yaklaştı. Gurbetçilerin bu ülkeden aldığı konut sayısı 1 milyon 800 bin. Bu ülkeyi Fransa izliyor. Buradan alınan ev sayısı ise 120 bin” dedi.

Türklerin, Belçika, İsviçre ve Hollanda gibi ülkelerde 150 bin, ABD’de 75 bin, İsveç’te 10 bin civarında evi olduğuna işaret eden Güler, gurbetçilerin Avrupa’da en çok konut Berlin’den konut aldığını kaydetti.

“ABD’de New York, Miami, Los Angeles ve San Diego öne çıkıyor”

ABD merkezli gayrimenkul danışmanlık markası Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş ise Türklerin ABD’de gayrimenkul alımına ilgi gösterdiğini belirterek, “Özellikle New York, Miami, Los Angeles, San Diego gibi gözde yerlerde gayrimenkul edinmeye yöneliyorlar. Genelde orta gelir grubuna yönelik gayrimenkul segmentine talep gösteriyorlar” dedi.