Aylık arşivler: Mart 2016

Yeni Şafak, Facebook ta açgözlülüğün kurbanı oldu

İŞTE O YAZI

Türkiye’nin ilk haber sitesi olma özelliği taşıyan İnternethaber, her konuda öncü olmalı, olmalıydı. Ama olamadık, özellikle sosyal medya konusunda çok çok geride kaldığımızı itiraf etmek zorundayım.

2006 yılında 300 binden fazla Facebook hayranımız vardı. Bir sabah kalktık, sayfamız hacklenmiş. Facebook’a yazmayı, çalınan hesabımızı geri almayı akıl edemedik.

Yeni bir sayfa açtık, yolumuza devam ettik.

Twitter’da da aynı sorunları yaşadık defalarca..

Facebook’a o zamanlar önem vermediğimi söylesem aslında her şeyi özetlemiş olurum.

Süleyman Özışık’ın Facebook’ta zaman geçirmesine çok kızıyordum. O bana, Facebook’un faydalarını anlattıkça çılgına dönüyordum. Öz kardeşim yıllarca beni ikna edemedi ama, elin gavuru iki dakikada aklımı başımdan aldı.

BBC’nin daveti üzerine Londra’ya gittim. BBC’yi gezerken, iki editörün sürekli Facebook’la uğraştığını ikisinin de twitter’ın başından hiç ayrılmadığını gördüm.

Sordum:

– Bunlar sürekli Facebook’ta ne yapıyor?

“Haber paylaşıyorlar ve siteye ziyaretçi kazandırıyorlar” dediklerinde, aylarca Süleyman’a haksızlık yaptığımı anlamış oldum. Merak etmeyin gelir gelmez helallik aldım, özür diledim. Bununla da kalmayıp bütün çalışanların Facebook hesabı açmalarını istedim.

Hal böyleyken, bir süre sonra Türkiye’de Facebook gazeteciliğinin hüküm sürdüğünü gördüm. 14-16 yaşlarında çocuklar kapıyı çalıp, Facebook trafiği satmak istedi.

“Hayırrrrr” diye karşı çıksamda, rakiplerimizin bu işe çoktan başladıklarını öğrendim. “Kim?” sorusu abes, çünkü tek bir site değil, tek bir kişi değil, hepsi, hepimiz… Ondan sonra sayfa satın almaları başladı, sayfa birleştirmeleri ile birlikte, bir de baktık ki rakiplerimizin Facebook hayran sayısı alıp başını gitmiş..

10 milyon, 5 milyon… 12 milyon…

Biz?

Onlar gitmiş, aya biz kaldık yaya 🙂

Google’de olduğu gibi, Facebook gazeteciliği hüküm sürmüş haber sitelerinde.. Hâlâ öyle… Yeni Şafak’taki 10 milyonluk like sayfasının uçması, işte bu yüzden çok önemli. Yeni Şafak’ın kızılca kıyameti koparmasının nedeni işte bu..

Sosyal medyada Yeni Şafak’a bu konuda eleştiriler yapılıyor, yok efendim bu kadar takipçi nasıl olurmuş falan diye.. Haksızlık yapılıyor, zira Yeni Şafak bu işte tek değil ki, herkes yaptı yapıyor. Bugün Yeni Şafak’ı yerden yere vuran eski Zaman mensuplarının tamamı bu işin bir parçasıydı. Bugün’ün Zaman’ın takipçileri de birleştirilen sayfalar yüzünden arttı. Yoksa Facebook ziyaretçisi kendiliğinden gelip bu siteleri sevmedi, beğenmedi.

Ayrca, Yeni Şafak yetkilileri ne hata yaparsa yapsınlar haklıyken, haksız duruma düşmüyorlar. Facebook böyle bir imkân tanımasa, kimse parasını onca sayfaya yatırmaz ve birleştirme yapmaz. Facebook birleştirme imkanı tanıdığı için, Yeni Şafak yönetimi de bu yönde yatırım yapmış ve ciddi de harcama yapmışlar.

Yeni Şafak gereksiz yere ortalığı velveleye veriyor, öyle ya da böyle eski hayran sayfalarına kavuşacaklardır. Facebook korktuğu için geri adım atmayacak,

Facebook geri adım attığı zaman, işin içinde ne bir sansür, ne de PARALEL bir el olmadığını hep birlikte görmüş olacağız. Ben bu işin Yeni Şafak’ın sosyal medya işlerini yürüten arkadaşın hatasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Bütün sayfaları birleştirmek, büyük, en büyük hatta daha da büyük olma arzusu…

O arkadaşın aç gözlülüğü ne yazık ki Yeni Şafak’a çok pahalıya mal oldu.

Geçmiş olsun!

HADİ ÖZIŞIK / İNTERNETHABER.COM

Efsane kırmızı mayo Kelly Rohrbach ile geri döndü

Aktör Leonado DiCaprio ile aşk yaşadığı söylentileriyle gündeme gelen Rohrbach, Miami’deki çekimlerle görüntülendi. Bir makyözün yardımıyla çekime hazırlanan Kelly Rohrbach daha sonra kamera karşısına geçti.

Baywatch adlı dizi 1989 ile 2001 yılları arasında yayınlandı. Dizinin kadrosunda çeşitli dönemlerde Pamela Anderson’dan Carmen Electra’ya, David Hasselhof’a kadar çok sayıda ünlü yer aldı.

Bu kez sinema filmi olaak çekilen Baywatch’ın yönetmen koltuğunda Seth Gordon var.

Burcu Biricik in cadaloz tiplemesi Hülya

Bu başarısını ise, elbette sürükleyici senaryosuna olduğu kadar, başarılı oyuncularına da borçlu!

Burcu Biricik kimdir, Burcu Biricik, 4 Mayıs 1989yılında Antalya, Elmalı’da doğmuştur. Annesi babasından boşanmıştır. Bir abisi vardır. Annesi çalıştığı için anneannesinin yanında büyüdü. Lise yıllarında katıldığı tiyatro festivalinde ödül aldı.İzmir’e üniversite okumaya geldi.

Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünde okurken bir yandan Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. İkinin Biri, Yaşlı Hanım aparım Vazifemi Yaparım, Yedi Kocalı Hürmüz gibi çeşitli oyunlarda ve kısa filmlerde rol aldı.

2006 yılında Antalya’da düzenlenen güzellik yarışmasında “Akdeniz Kraliçesi” seçildi. 2011 yılında “Artiz Mektebi” adlı Osmantan Erkır’ın sunuculuğunu üstlendiği yarışmaya katıldı. Yarışmada Nurgül Yeşilçay, Sinan Çetin ve Müjde Ar’dan oluşan jüri karşısında yarıştıktan sonra Burcu Biricik birinci oldu. Daha sonra Muhteşem Yüzyıl (2011) ve Ustura Kemal (2012) dizilerinde küçük roller aldı.

Burcu Biricik, 2012 yıl�er” adlı dizide Tarık Papuççuoğlu, Murat Eken, Kaan Urgancıoğlu, Oya Aydoğan, Hande Subaşı, ile rol aldı.

2013 yılında “Beni Böyle Sev” adlı dizide Alper Saldıran, Zeynep Çamcı, Eda Ece, Ozan Osmanpaşaoğlu, Mert Turak, Yusuf Akgün, Selen Uçer ile beraber oynadı.

2014 yılında başrollerinde Uğur Polat, Kaan Yıldırım, Sevtap Özaltun, Erkan Kolçak Köstendil,Şebnem Bozoklu’nun oynadığı “Ulan İstanbul” adlı dizide oynadı.

2014 yılında başrollerini Kerem Bursin, Şükrü Özyıldız, Şükran Ovalı ve Yasemin Allen’in paylaştığı “Şeref Meselesi” adlı dizide Kübra Güngör karakterini canlandırdı.

Filmleri ve Dizileri :2014 – Şeref Meselesi (Kübra Güngör) (TV Dizisi) 2014 – Ulan İstanbul (TV Dizisi) 2014 – Bana Masal Anlatma (Sinema Filmi) 2013 – Kedi Özledi (Sinema Filmi) 2013 – Beni Böyle Sev (Seda) (TV Dizisi) 2012 – Düşman Kardeşler (Derya) (TV Dizisi)

Oynadığı Reklâmlar:2013 – n11.com 2013 – Molped2013 – Tudors Gömlek2012 – Biskrem2011 – Zen Profilo

Ben Bilmem Eşim Bilir uğursuzluğu ile evlilikleri biten 6 ünlü çift

2015 yılında 6 aylık sürede bir çok ünlü ismi ağırlayan programa katılan ünlülere adeta nazar değer oldu. Teker teker boşanmaya başlayan ünlülerin evliliklerinin üzerinde kara bulutlar dolanır oldu adeta. Demet Akalın, İrem Derici, Keremcem, Safiye Soyman, Latif Doğan ve Ümit Besen gibi ünlülerin katıldığı programdan boşanma haberleri gelmeye devam ediyor. Sırasıyla bakalım program uğursuz gelmiş ..İrem Derici – Rıza EsendemirÇift katıldıkları yılbaşı özel bölümündeki programda adeta düşman çatlatırcasına ilk tanışmalarını anlatıyor. İzleyenleri gülmekten yerlere yatırıyordu. Bir birilerine çok yakıştırılan çift geçtiğimiz hafta şok bir kararla yollarını ayırdı.Yeşim Salkım – Hakan EratikDizi setinden tanışarak magazin dünyasının en gözde çiftlerinden olan ikili programı uğursuzluğundan mıdır bilinmez evlilikleri bitirme kararı alarak hayranlarını üzdü.Keremcem – Seda GüvenKeremcem ve Seda Güven hayranlarının çok yakıştırdığı çiftler arasındayken bir anda sessiz sedasız evliliklerini bitirerek herkesi şaşırttı.Tuğba Sarıünsal Sinan ÇalışkanoğluSette tanışan Sinan ve Tuğba çifti de katıldıkları programın ardından 1 yıl geçmeden tek celsede boşanan ünlüler arasına girdi.Elif Güvendik – Levent NaymanÜnlü sunucuda 35 yıl evli kaldığı Levent Nayman’dan tıpkı diğer ünlü isimler gibi 2015 yılı bitmeden evliliğini sonlandırarak herkesi şaşırttı.Ümit Kantarcılar – Gamze TopuzOlaylı bir evlilik yaşayan çift çocukları olmasına rağmen bir kaç kez evliliklerini kurtarmak istese de onlarda diğer ünlü simalar gibi programdan kısa bir süre sonra evliliklerine nokta koydu.

Son haber… Bülent Keneş e hapis şoku

Today’s Zaman’ın eski genel yayın yönetmeni Bülent Keneş, Twitter’da yaptığı paylaşımlarla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle iki yıl yedi ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi ‘cumhurbaşkanına alenen hakaret’ suçundan gazeteci Bülent Keneş’e iki yıl yedi ay hapis cezası verdi.

Mezdeke nin oryantali Aynur Kambur öldürüldü!

Olay, saat 20.30’da Fulya Narçiçeği Sokak’ta bulunan Mimozai Apartmanı giriş katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; kimliği belirsiz bir kişi, Mezdeke dans ekibi üyesi Kambur’a evinde 6 el ateş etti. Kurşunlardan 5’i Kambur’un vücuduna, 1’i de yüzüne isabet etti. Saldırı sonrasında Aynur Kambur olay yerinde hayatını kaybetti.

Kimliği belirsiz saldırgan, olay sonrasında kayıplara karıştı. Silah seslerini duyan apartman sakinleri, durumu polis ekiplerine ihbar etti. Olay yerine gelen ekipleri, cinayetle ilgili soruşturma başlattı. Talihsiz kadının yakınları ve komşuları gözyaşlarına boğuldu.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

CİHAN

Mezdeke grubunun dansçısı 6 kurşunla öldürüldü!

Ünlü dans grubu ‘Mezdeke’nin dansçılarından Aynur Kanbur (49), Fulya’daki evinde tabancayla öldürülmüş halde bulundu. Kanbur’un vücuduna 5, yüzüne de 1 kurşun isabet ettiği öğrenildi.Fulya Nar Çiçeği Sokak Mimoza apartmanındaki olay, akşam saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Tek başına yaşayan Aynur Kanbur, (49) eve gelen kimliği henüz belirsiz kişinin silahlı saldırısına uğradı. Başına bir, vucuduna da 5 kurşun isabet eden Aynur Kanbur olay yerinde hayatını kaybetti. Polis, görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre olayın zanlısı olarak siyah montlu bir kişiyi arıyor.GÖĞSÜNDE İZ OLUŞTUĞU İÇİN DOKTORUNU DAVA ETMİŞTİAynur Kanbur (49), meme kanseri nedeniyle radyoterapi tedavisi gördüğü sırada oluşan kitle için 3 kez estetik ameliyat olmuştu. Ameliyat sonucunda göğsünde doktorun yanlış ve eksik tıbbi müdahalesinden dolayı kalıcı dikiş izleri oluştuğu için Kanbur, 2011 yılında Plastik ve Estetik Cerrahı Güner Uysal’a 50 bin liralık dava açmıştı. 17 bin lira tazminat ödemeye mahkum edilen cerrah Güner Uysal, kararın açıklanmasından 2 saat sonra 26 Kasım 2014 tarihinde muayenehanesinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti.

Mezdeke kızlarından unutulmaz röportaj! Türk erkekleri biraz oynak

İşte Ahmet Tulgar’ın röportajı..

Mezdeke üç dansözün toplamından fazla bir şey. Bir kere grup oluşları, harem, dinsel ve laik çokeşlilik, orji türünden eril fantezileri uyarıyor olmalı. Ama asıl, cazibe merkezini oral bölgeye taşıyan peçeleriyle farklı onlar. Peçe: Namahrem olanı gizlerken mahrem olanı hatırlatan bir işaret, bir gönderme. Gerdek gecesi açılacak iki yarı saydam nesneden ortalıkta olanı. Ve nihayet yılbaşına hazırlanan Türkiye’nin yeni milli meselesi! Kalçasını her savurduğunda Batı’nın kapılarını bir kez daha zorlayan Tarkan’ın yanında yılbaşı gecesi sahneye çıkacak olan Mezdeke kızları, peçelerini açarak Türkiye’nin laik imajını kurtaracaklar mı? Türk siyaseti ve medyası bunu tartışıyor. Mezdeke kızları Nadia, Dilek ve Aynur ise daha ne yapacaklarına karar verememişler. Sadece bu denli dekolte giyinmenin bile gönüllü Türk imaj mühendislerine yetmemesine şaşıyorlar. Onlarla bir spor salonunda buluştum. En az onlar kadar kıvrak dans eden erkek koreograflarıyla prova yapıyorlardı. Yüzleri açıktı, balıkçı yaka kazaklarıyla bayağı güzel kızlardı. Kostümlerini giydiler. Şimdi daha iyiydiler. Ama asıl o peçeler takıldı ya, işte o zaman: Şov başlıyor!Türk erkeğinin çokeşlilik fantezisini uyarmak için mi üçlü olarak sahneye çıkıyorsunuz? Nadia Şeker: Hayır, olur mu öyle şey. Bizim sahne gösterimizin konsepti bu. Ama erkekler bize bakıp ne kurarlar, onu bilemeyiz. Fazla eşlilik falan; bilemiyorum.Yılbaşı gecesi gösteriniz yurtdışında da internetten izlenebilecekmiş. Batılı erkeklerin de sömürge seksi ve orji fantezilerine hitap edersiniz. N.Ş.: Lütfen bu seks sohbetini bırakalım. Biz öyle kızlar değiliz, biz işimizle gündemdeyiz. Kadınlar bizi zorluyor, kocaları ile oynayalım diyePeki, o zaman size bininci kez sorulan bir soruyu soruyorum: Mezdeke ne demek ve neden üçlü olarak dans ediyorsunuz? N.Ş.: Mezdeke, Mısır’da kına gecelerinde genç kızların peçe takıp oynadıkları bir dans. Biz üçümüz de zaten aynı jenerasyondanız. Çeşitli dans gruplarında üçümüz birlikte çalışmıştık. “Mezdeke” adında bir kaset çıkmış, bize “Siz üçünüz iyi arkadaşsınız, hem çok güzel dans ediyorsunuz hem de fizikleriniz birbirine çok benziyor, işte peçe takaraktan bu kasetin hem tanıtımını işte” dediler, biz de “Olur mu olur” dedik.Aranızda hiç kavga çıkmaz mı? N.Ş: Ailelerde bile kavga oluyor, zıt düşmeler oluyor. Ama bu asla işimize yansımıyor. Biz iş terbiyesini çok iyi biliyoruz ve uyguluyoruz.Üçlü olarak dans etmek tek başına dans etmekten daha zor olmalı. Senkron gibi bir zorunluluk söz konusu. Dilek Maltepe: Tabii, tek başına dans edenler sorumsuzca davranabilirler. Biz ise sahnede uyumlu olmak zorundayız.Evli, bekar? Aynur Kambur: Üçümüz de bekarız. Peçelerimizi açmadığımız için evde kaldık. Oysa aile kurumuna çok saygılıyız. Aileler de bizi çok sevdi.Buraya geleceğimizi biliyordum: Yahu, nedir bu “Aileler bizi sevdi” söylemi bütün dansözlerde? Sahiden Türk aile yapısında böyle bir dansöz düşkünlüğü mü söz konusu? N.Ş.: Evet, bizi anne, baba ve çocuk hep birlikte seyretmeye bayılıyor. Küçücük kızlar bizim gibi dans ediyor, erkek çocuklar gözlerini bizden ayıramıyorlar.Peki, sizce altı-yedi yaşındaki kız çocuklarına pek farkında olmadıkları cinsel dünyanın bazı abartılı beden hareketlerini taklit ettirmek doğru mu? N.Ş.: Ben bir mahsuru olduğunu düşünmüyorum. Çocuklar ne yaptıklarının farkında bile değiller ki.Peki bu çocukların babalarının gözünde ne görüyorsunuz size bakarlarken? N.Ş.: Erkeklere dikkat etmiyoruz ama kadınlar bizi çok seviyor. “Gelin şu kocamla bir oynayın” deyip çekiştiriyorlar bizi. Bayılıyorlar kocalarının bizimle oynamasını seyretmeye. Sosyete de politikacı eşleri de buna dahil.Bunu kocalarına kadın vücudunun potansiyellerini bir kez daha hatırlatmak için yapıyorlardır herhalde. Evli erkekler bazen kadın vücudunun olanaklarını unutabiliyorlar. N.Ş.: Bence kesinlikle bu tür bir çıkar gözetiyorlar. Ayrıca bir kadının oynak olmasının zararlı bir şey olmadığını göstermek istiyorlar kocalarına. Ricky Martin’den sonra Aynur üç gün yıkanmadıSiz Ricky Martin’in otel odasına konuk olmuştunuz Türkiye’ye geldiğinde. O mu daha iyi dans ediyor, Tarkan mı? N.Ş.: Ricky Martin de çok iyi dans ediyor. Aynur üç gün yıkanmadı o odadan çıktıktan sonra.Neden? N.Ş.: Ya, o tür bir şey kast etmiyorum. Zaten biz Ricky ile yalnız kalmadık ki. Odada bir sürü başka insan bulunuyordu. Ama bizi o kadar hoş karşıladı ki. Peçelerimizi bile o kadar güzel kaldırdı ki.Tarkan’la ilk kez mi dans edeceksiniz? A.K.: Hayır. Daha önce Mydonose’da çıktık. İlk kezdi. Çok kalabalık ve coşkulu bir konserdi. Çok heyecanlandık. Daha sonra Tarkan bizi Ankara konserine de davet etti. Onunla dans etmekten çok memnunuz.Tarkan’ın sahne şovlarında Anadolu köçek kültürünün etkileri görülmüyor mu sizce? Kırsal toplumun travesti şovlarının? A.K.: Bunlar bizim tarihimizin gerçekleri, kimse inkar edemez ki. Yani bir erkek dans edince köçek mi oluyor? Zamanında öyle demişler.Türk erkeğinin biraz içince dansözler gibi kıvırmaya başlamasının nedeni ne sizce? D.M.: Biz geçenlerde bir defileye gittik. Bütün erkek mankenler “Bize de sizin gibi dans etmeyi öğretin” diye rica ettiler.Hadi, mankenler tamam da, banka memurları, mafya üyeleri filan kıvırıyorlar şirket gecelerinde, düğünlerde… D.M.: Ohoo, ne erkekler ne oynuyor, bilsen. O bir ruh herhalde. Türk erkekleri biraz oynaklar. Her Türk erkeğinin içinde olur biraz oynaklık. Biz hiçbirimiz Türkiye aleyhine bir şey yapmayızPeki, bu peçe meselesine ne diyorsunuz? Halbuki siz tam da bizim toplumumuzdaki yaygın “Bizim gelin bizden kaçar, başını örter kıçını açar” muhafazakar tutumunu sergiliyorsunuz. Yani yeterli dozda modernsiniz zaten. D.M.: Ya, bütün dünya aşmış bunu. Hintliler de kullanıyor, Pakistanlılar da kullanıyor, Araplar da kullanıyor sahnede peçeyi. Amerika’da kliplerde peçeli kadınlar dans ettiriliyor. Bu sadece bir şov. Ya, bu peçeyi öyle bir yere çektiler ki, Türkiye’nin sorumluluğunu üstümüzde hissettik. Bu ülkede her şey milli meseleye dönüşüyor. Bacak dekoltemiz, sırt dekoltemiz, göğüs dekoltemiz yetmedi de, peçemize mi taktılar şimdi?Eh, bu kadar dekolte modern Türkiye’nin tanıtımı için yeterli değil demek ki. A.K.: Kim, hangi millet seyrederse seyretsin; Amerikalılar, İtalyanlar, İspanyollar, hepsi bunun bir sahne şovu, bir aksesuvar olduğunu anlayacaklardır. İnsanlara biraz hakaret ediyoruz gibi geliyor.11 Eylül saldırısından sonra mı acaba devlet sizin peçenize karşı bu denli duyarlı oldu? A.K.: Biz hiçbirimiz Türkiye’nin aleyhine bir şey yapmayız. Uygun olanı yapacağız.Yani kararınız ne, açacak mısınız? Baksanıza, siyasiler ve medya “Aç, aç” gösterilerindeki gibi tempo tutuyor. A.K.: Sürpriz. Biz ne Tarkan’la ne de organizatörlerle bu konuyu konuştuk. Ama açmayacağız diye inat etmiyoruz.Bu peçe sizin şöhretin tadını çıkarmanıza engel olmuyor mu? Sokakta kimse tanımıyordur sizi. N.Ş.: Biz farkında bile değiliz ki şöhretimizin. Bu bizim özgür kalmamızı sağlıyor. İnsanlar yanımızda Mezdeke’den bahsediyorlar. Halkın bizi nasıl gördüğünü öğrenebiliyoruz.Şimdi yılbaşı gecesinden sonra yurtdışından teklif alırsanız, burayı bırakır mısınız? N.Ş.: Olur mu? Gideriz, Türkiye’yi aslanlar gibi temsil ederiz, geliriz. Eder, eder, geliriz. Gider, gider, geliriz.Size Türkiye’yi iyi temsil etmeler. Teşekkürler. “Filistinli çocuklar için Ürdün’de dans ettik”Daha önce yurtdışında Türkiye’yi temsil ettiniz mi? Yani peçelerinizle yurtdışında Türkiye’nin imajını zedeleme eylemine kalkıştınız mı? D.M.: Ürdün’de Kral Abdullah’ın davetiyle bir gösteri yaptık. Filistin’de yaralanan çocuklar yararına düzenlenen bir geceydi. Orada ülkemizi çok iyi temsil ettik. Ve Kral Abdullah’ın annesi, Ürdün’ün ana kraliçesi bize Türkçe olarak teşekkür etti.Biraz önce yılbaşı gecesi giyeceğiniz kıyafetlerinizden memnuniyetsizliğinizi belirtiyordunuz. Nesini beğenmiyorsunuz kıyafetlerinizin? A.K.: Şimdi bizim kıyafetlerimiz sporcularınki gibi olmalı. İçinde serbest hareket etmeliyiz. Ama benimki tulum gibi bir şey oldu. Fazla kapalı. Hem hareket edemiyorum hem etsem de görünmüyor. Abartılı dans etmem gerekecek.

(AHMET TULGAR – MİLLİYET / 30-12-2001)

Turkcell den Ensar Vakfı açıklaması!

Yazılı açıklmada “biz herhangi bir vakfı, derneği veya sivil toplum kuruluşunu değil, öğrencilerimizin eğitimini destekliyoruz” ifadeleri yer aldı.Açıklamada “Son günlerde açığa çıkan olaylar, toplumumuzu olduğu gibi bizi de üzmüştür. Sorumluların gereken cezaları almaları bizim de en kuvvetli dileğimizdir” denildi.Yapılan yazılı açıklama şöyle:”Türkiye’nin Turkcell’i olarak, bu ülkenin geleceği olan çocuklarımızın eğitimini desteklemek amacıyla bugüne kadar çok sayıda projeye imza attık.”Onbinlerce gencimize umut ışığı olan, geleceğe daha güvenle yürümelerini sağlayan Kardelenler, Van İçin Türkiye Kumbarası, Engelsiz Eğitim, Gönül Köprüsü gibi projeler, milyonlarca insanımızın da takdirini ve gönlünü kazanmıştır. Tüm bu projelerle 16 yıl boyunca kesintisiz olarak 100 binin üzerinde eğitim bursu sağladık.”Saygıdeğer kamuoyumuzun bilmesini isteriz ki, doğrudan öğrencilerimize giden burslarla, biz herhangi bir vakfı, derneği veya sivil toplum kuruluşunu değil, öğrencilerimizin eğitimini destekliyoruz.”Son günlerde açığa çıkan olaylar, toplumumuzu olduğu gibi bizi de üzmüştür. Sorumluların gereken cezaları almaları bizim de en kuvvetli dileğimizdir.”Bununla birlikte, ülkemizin geleceğinin garantisi olan gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz.”Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.”

Beykoz Devlet Hastanesi Randevu Alma

Beykoz Devlet Hastanesi’nin yeri, haritası, birimleri, doktorları. Beykoz Devlet Hastanesi için telefonla ve internet üzerinden nasıl randevu alınır, hakkında bilgi.

Adres – Telefon:Beykoz Devlet Hastanesi / Paşabahçe – Ana Bina
Adres : Saip Molla Cad. Kısayol Sok. No:1 Beykoz / İSTANBUL
Telefon : (216) 322 22 10 Randevu Telefon : (216) 413 09 09
Fax : (216) 413 79 58 e-posta : [email protected]

Beykoz Devlet Hastanesi / Tepeüstü Ek Hizmet Birimi
Adres : Çiğdem Mah. Barbaros Cad. Hastane Sok. No: 1/3 34800 Beykoz/İstanbul
Telefon : (216) 413 63 00 Randevu Telefon : (216) 413 09 09
Fax : (216) 322 44 01 e-posta : [email protected]
web sitesi: http://www.pasabahcedh.gov.tr

İnternetten Randevu Nasıl Alınır?Beykoz Devlet Hastanesinden, internetten randevu almak için http://www.hastanerandevu.gov.tr/Vatandas/index.jsp?saglikKurumuHastaneKodu=177301 adresini ziyaret etmelisiniz. Eğer bu hastaneden ilk defa randevu alacaksanız yeni üye butonundan kayıt yaptırmanız gerekmektedir.

Telefonla Randevu Nasıl Alınır?ALO 182 hattını arayarak randevu alımı gerçekleşebilmektedir. Randevu telefonunu arayarak canlı operatörlerden randevularınızı alabilirsiniz.

Laboratuvar Tahlil Sonuçları Öğrenme:Laboratuvar tahlil sonuçlarınızı http://212.156.105.98:82/karmedlabsonuc/ adresinden TC Kimlik numarası ile öğrenebilirsiniz.

Beykoz Devlet Hastanesi Doktorları:

Acil Servis
Dr. Dursun Ali ÇİFTÇİ
Dr. Ergün CÖMERTPAY
Dr. İbrahim Erkan ONUK
Dr. Iraz EMİRZEOĞLU
Dr. Muzdalifa SULİMAN
Dr. Taner ENGİN
Dr. Çetin AKIN
Aile Hekimliği
Uzm.Dr. Hamit Süha ŞERBETÇİOĞLU
Anestezi
Uzm.Dr. Emine BOZKAYA
Uzm.Dr. Huruse CEREN KARA
Uzm.Dr. İbrahim Ethem ÇAYIRLIOĞLU
Uzm.Dr. Mehmet NACAK
Uzm.Dr. Sevgi GÜNDOĞDU ALAGÖZ
Uzm.Dr. Hatice UMUT ÇELİK
Uzm.Dr. Fatma BİLGİN
Uzm.Dr. Gülten ÖZBAŞ
Uzm.Dr. Yusuf AKDOĞAN
Uzm.Dr. Senniye Ülgen ZENGİN
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Op.Dr. Eralp ÖVÜNÇ
Op.Dr. Uğur ÖZDEMİR
Biyokimya
Uzm.Dr.A.Funda İNAN UĞUR
Uzm.Dr. Yavuz GÜLEN
Uzm.Dr. Gülhan KAFADENK İLHAN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Uzm.Dr. Bora İNCE
Uzm.Dr. Gülen USANMAZ
Uzm.Dr. Gülsen ABACI
Uzm.Dr. Kemal BİLGİN
Uzm.Dr. Seher KOÇ ERBAKAN
Uzm.Dr. Yaman KOYUTÜRK
Uzm.Dr. Selim UZUNSEL
Uzm.Dr. Pınar DERVİŞOĞLU BİNBAŞI
Dahiliye
Uzm.Dr. Cemal Zafer GEREÇCİ
Uzm.Dr. Ekrem ATALAY
Uzm.Dr. Oğuz AYHAN
Uzm.Dr. Gündüz GÜVEN
Uzm.Dr. Atalay SURARDAMAR
Uzm.Dr. S.Peker ÖZER
Uzm.Dr. Serkan ZENGİN
Deri ve Zührevi Hastalıklar
Uzm.Dr. Nüket Cemile KARDAŞ
Uzm.Dr. Gülay OĞUZ
Uzm.Dr. Yeşim AKPINAR KARA
Enfeksiyon Hastalıkları
Uzm.Dr. Ahmet ÇALHAN
Hüseyin Atilla TÜYSÜZ
Uzm.Dr. İnci ALP
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Uzm.Dr. Ragibe Ferda ÖZCAN
Uzm.Dr. Suat ACAR
Uzm.Dr. Murat UĞUR
Gastroenteroloji
Uzm.Dr. Nurdan MENGİ
Genel Cerrahi
Op.Dr. Cemil BALCI
Op.Dr. Erol AKKÖSE
Op.Dr. Mehmet GÜNDÜZ
Op.Dr. Murat AYDIN
Op.Dr. Özer ÇELİK
Op.Dr. Özlem ÖZTÜRK
Op.Dr. Ebru DAVRAN
Op.Dr. Ümit AKGÜN
Op.Dr. Ragıp Gökhan DEDEOĞLU
Op.Dr. Hamdi UÇAR
Göğüs Cerrahisi
Op.Dr. Emin AĞAOĞLU
Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz
Uzm.Dr. Eda USLU TUĞTEPE
Uzm.Dr. Tülay TOPAL
Uzm.Dr. Sacit İÇTEN
Uzm.Dr. Bengü BÜYÜKGÖZE
Göz Hastalıkları
Op.Dr. Bahri MÜFTÜOĞLU
Op.Dr. Faruk AKSAKAL
Op.Dr. Sevim ERBERK ÇAMURLU
Op.Dr. Esra YELKENCİ AYDIN
Op.Dr. Omay ENE
Op.Dr. Emsal DERİN
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Op.Dr. Gültekin ÖZTÜRK
Op.Dr. Asuman AKKAYA FIRAT
Op.Dr. Cihan KALELİ
Op.Dr. Fatma KORKMAZ
Op.Dr. Haluk ÖZCAN
Op.Dr. Halil İbrahim ÇELİK
Op.Dr. Nurdagül Sibel ESTİ
Kalp Damar Cerrahisi
Op.Dr. İsmet Hüseyin GÜNEY
Kardiyoloji
Uzm.Dr. Mustafa Azmi SUNGUR
Uzm.Dr. Çetin GEÇMEN
Kulak Burun Boğaz
Op.Dr. Ergin Talip TUNCER
Op.Dr. Fırat ARICAN
Op.Dr. Vahit Emre ANADOL
Op.Dr. Coşkun ŞANVERDİ
Op.Dr. İldem DEVECİ
Mikrobiyoloji
Uzm.Dr. Emel UÇAR
Uzm.Dr. Emel ÇELEBİ
Nöroloji
Uzm.Dr. Cengiz ERATA
Uzm.Dr. İlhan EROL
Uzm.Dr. Tülay ALIŞKAN ORAL
Uzm.Dr. Turhan KEÇELİ
Uzm.Dr. Selim GÖKDEMİR
Onkoloji
Uzm.Dr. Abdül LAMA
Ortopedi ve Travmatoloji
Op.Dr. Göksel ERGAN
Op.Dr. İbrahim Ersan KAÇAN
Op.Dr. İsmail KARAASLAN
Op.Dr. Savaş MUTLU
Op.Dr. Şevket Uğur SÖNMEZ
Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi
Op.Dr. Altan YÜCETAŞ
Op.Dr. Hacer Banu AKSOY
Patoloji
Uzm.Dr. Ayşe UZMAY
Uzm.Dr. Emine MATARACI
Uzm.Dr. Gülhan ARIKAN
Uzm.Dr. Filiz ALPTEKİN
Radyoloji
Uzm.Dr. Ali HERGİN
Uzm.Dr. Ali Hakan ERDAMAR
Uzm.Dr. Ayşe UYSAL
Uzm.Dr. Bülent Rıfkı KOZAN
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Uzm.Dr. Yusuf Özay ÖZDEMİR
Uzm.Dr. Zühal DOĞRUER
Uzm.Dr. Mert ALEV
Uzm.Dr. Nasibe ÜNSALAN
Üroloji
Op.Dr. Abdullah ÖZEN
Op.Dr. İlhan İŞÇEN
Op.Dr. Kazım EKŞİOĞLU
Op.Dr. Nihat KURUN
Op.Dr. Kamil Tayfun ŞENER
Op.Dr. Hakkı Bilgehan BİLGEN

Batı basınından terör olaylarına farklı bakış

LONDRA (AA) – Batı basınının, kendi ülkelerinde ya da yakın coğrafyada düzenlenen terör saldırılarıyla ilgili haberlerde yayın etiğine uygun hareket etmesi ancak aynı hassasiyeti İslam coğrafyası söz konusu olduğunda göstermemesi dikkati çekiyor.Avrupa’daki gazeteler ve televizyon kanalları, pazar günü Ankara’da düzenlenen terör saldırısıyla ilgili görsellere sıklıkla yer verdi. Bazı görsellerin oradaki vahşeti gözler önüne sermesi, özellikle Batı ülkelerinde Müslümanlara yönelik yayın yapan kurumların temsilcilerinin tepkisini çekti.Bazı Batılı basın kuruluşlarının temsilcileri, yayınlarında gazetecilik etiğine uygun hareket ettiklerini söylerken bazıları ise “terörden caydırmak için görüntülerin ve fotoğrafların yayınlanması gerektiğini” savundu.Merkezi Londra’da bulunan Alhiwar televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni Dr. Azzam Tamimi, “Bu saldırıyla bir kez daha, Batı basınının benzer olayları farklı şekilde yansıttığı görülmüştür. Batı basınının Türkiye’ye yönelik taraflı yayınları uzun süredir ortada. Özellikle AK Parti’nin iktidara gelmesinden bu yana görülen bir şey bu. AK Parti genelde ‘İslami grup’ olarak tanımlanıyor. Batı basını sadece Türkiye ile ilgili değil, İslam dünyasıyla ilgili de yanlı yayınlar yapıyor. Profesyonel gazetecilik, konu Müslümanlara gelince nedense geri plana itiliyor” dedi.Tamimi, Batı basınının terör örgütlerini tanımlarken iki yüzlülük yaptığını ifade ederek “DAEŞ tehdit teşkil ederken PKK ve bağlantıları meşru aktör ya da özgürlük savaşçıları olarak kabul ediliyor” ifadesini kullandı.”En önemli kriter insan onuru”İngiliz basınında Guardian ve Independent gibi gazeteleri dünkü sayılarında Ankara’daki saldırıya manşetten yer verdi. Gazeteler patlama sonrası yanmış otomobil ve otobüs fotoğraflarını kullanırken, Sky haber kanalının ise saldırıda yaralanan bir kişiyle röportaj yapması dikkati çekti.Fransız haber kanalı France 24’ün Genel Yayın Yönetmeni Marc Saikali, medya kuruluşlarının dikkat etmesi gereken en önemli kriterin “insan onuru” olduğunu ifade ederek “İnsan onuruna aykırı hiçbir görüntüyü yayınlamıyoruz. İnsanları haykırırken, kanlar içinde, yere yatırılmış konumda göstermenin faydası olduğunu düşünmüyoruz” dedi.

Türkmendağı nda ateş kesilmedi

HATAY (AA) – Suriye’de kısmi ve geçici ateşkes niteliğindeki çatışmaların sonlandırılması anlaşması 27 Şubat’ta yürürlüğe girdi, ancak Lazkiye kırsalındaki Türkmendağı’nda saldırılar hiç durmadı.Esed güçleri, 26 Şubat akşamı Kelez köyü ve çevresine başlattığı kara harekatını, kısmı ateşkes için belirlenen saat 00.00’dan sonra da devam ettirdi.Rus jetlerinin ateşkes gecesinden itibaren bombardımanı kestiği bölgede, muhalifler zaman zaman karşı saldırıya geçti.Kelez köyü çevresi son 15 günde üç kez el değiştirirken, Sarraf, Karaman ve Ağcabayır’da yoğunlaşan çatışmalarda rejim çok sayıda asker ve mühimmat kaybı verdi.20 ölü, 70’e yakın yaralıSuriye Türkleri Derneği’nin verdiği bilgiye göre, rejimin saldırılarına aralıksız devam ettiği Bayırbucak Türkmen bölgesinde, ateşkes tarihinden bu yana 20 kişi hayatını kaybetti, 70’e yakın kişi yaralandı.Türkmendağı’nın hemen batısındaki Cebel Ekrad bölgesi de Suriye’de ateşkesin uğramadığı yerlerden biri.Rejim, 27 Şubat’tan bu yana bölgeyi hava ve karadan sürekli vurdu. Kbeyni, Et Tüffahiye ve Obin köyü çevresinde yoğunlaşan çatışmalarda bazı stratejik tepeler birkaç kez el değiştirdi, hem rejim hem muhalifler ciddi kayıplar verdi.